Bazen olur bunalırsın, duvarlar üstüne üstüne gelir, sessiz çığlıkların vardır kimsenin bilmediği sadece Rabb’in ile senin aranda gözyaşlarının şahit olduğu… İşte tam böyle anlarda birisine anlatmak istersin ama başkalarının seni Rabbinin seni tanıdığı kadar tanımadığını bildigin için vazgeçersin. En güzeline seni en çok sevene anlatırsın O da sanki yanına oturmuş seni dinliyordur. “Ben seni biliyorum kulum sen dert etme” der sanki.

Sen anlatırsın anlatırsın
O dinleer dinler
Ve başka kimseye anlatasın gelmez bir süre sonra çünkü bilirsin ki seni anlayacak olan anlamıştır,
Derdinin devasını verecek olan uygun zaman ve zeminde verecektir. Yeter ki sadece O’ndan iste sadece Ona yalvar ve sabret..
Unutma beklediğin yardım gelsede gelmesede seni en çok seven O dur.
Yavrumun beni çok bunalttığı zamanlarda dediğim tek şey Allah’ım sen halimi en iyi bilen sensin ve bana bu yavruyu nasip ettiysen sen hikmetsiz iş yapmazsın. Senin bana verdiğin bu evlat tam da benim bu yükü kaldırabileceğim ağırlıkta biliyorum. Baskalarıyla kendimi ve yavrumu kıyaslamak senin hikmetine aykırı ve kendime de yavruma da haksızlık olur. Bana bu sorumluluğu verdiysen eğer en layıkıyla kaldırabileceğim için vermişsindir. Çünkü beni en çok seven sensin. Sen bana eziyet etmezsin. Kulunun kötülüğünü asla istemezsin. Ben kendimi bu çocuğa göre ölçüp biçip tekrar güncellemem lazım ama başkalarıyla kıyaslamadan.
Yani kendi güncel versiyonumu ortaya koymalıyım.
Belki daha atik, daha çalışkan, daha üretken, daha pratik olarak görmek istiyorsun beni.
İşte bende senin görmeni istediğin şekle girmek istiyorum. Benden beklediğini en güzel şekilde sana göstermek/sunmak istiyorum.
“Ey Rabbim bana lütfedeceğin her türlü hayra muhtacım!”(Kasas suresi, 24)
“Rabbim! İşlerimi kolaylaştır, zorlaştırma, Rabbim işlerimi hayırla sonuçlandır. Amin!”